Resim

CFD(Hesaplamalı Akışkanlar Dinamiği) özellikle Mühendislik ve Mimarlık öğrencileri, mezunları ve profesyonelleri tarafından çok rağbet gösterilen bir konudur.

Piyasanın en popüler programlarından STAR CCM+ ‘ın kullanıldığı “Adım adım CFD | Hesaplamalı Akışkanlar Dinamiği” eğitimimizde “Sıfırdan” başlanarak, hiç bir ön program bilgisi gerektirmeden CFD | Hesaplamalı Akışkanlar Dinamiği eğitimi verilmektedir.

Piyasada kurslarda yüksek meblağlarla uzun süreli ve gereksiz sınıf ortamlarında gördüğünüz eğitimlere nazaran bu eğitimde ömür boyu erişim ve istediğiniz kadar yeniden izleyip uygulama imkanı da verilmektedir.

Eğitim 6 saate yakın yüksek kalite(HD) video ve dökümanlar içerir. CFD’yi en pratik şekilde 1 haftasonu nda öğrenmenizi sağlar.

Sadece bir kaç gününüzü ayırarak AR-GE mühendislerinin olmazsa olmaz kabiliyetlerinden CFD | Hesaplamalı Akışkanlar Dinamiği kabiliyetinize sahip olacaksınız. Mezun olmadan bu kabiliyeti kazanmanız size iş başvurularında “doping” sağlayacaktır.

Resim

Eğitimimize aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz.

https://www.udemy.com/adim-adim-cfd-hesaplamali-akiskanlar-dinamigi/

Doğalgaz ve atık ısı

Merhabalar;

Bu yıl İTÜ’den Kömür teknolojisi dersi aldım ve enerji alanında kendini geliştirmek isteyen tüm arkadaşlara da bu dersi şiddetle tavsiye ediyorum.

Derste insanın enerji algısı biraz daha açılıyor bu bağlamda zaten düşünmekte olduğum şeyler üzerine daha fazla kafa yorma fırsatım oldu. Özellikle memleketimizde ısınma ile alakalı cidden kafama takılan çok şey var.

Herkes kömüre geçsin asla demiyorum ama şunu da göz önünde bulunduralım. Biz ısınma ihtiyacımız için altın değerinde olan doğalgazı yakıyoruz. Yunus Çengel hocamın bizi hep uyardığı şekilde “Altın ile tenekeyi değiştirmeyelim!” İşte memlekette şuan yapılan da tamamen bu, altın değerindeki enerji kaynağı doğalgazı teneke değerinde ısınma ihtiyacımız için acımadan cayır cayır yakıyoruz. İlginç olansa bu gazı %98’ini direk olarak ithal ediyoruz.

Doğal gaz cidden enerji yoğun bir yakıt, bir şekilde termik santrallerden elde edeceğimiz atık ısıyı kullanmamız lazım. Bacamızdan  çevreye her dakika para atıyoruz.

Lütfen üzerine biraz düşünelim ne yapabiliriz diye. Benim aklımda birkaç proje var dileyen arkadaşlar benimle bu konuda sohbet edebilir.

İyi Pazarlar

Ahmet YURTSEVEN

Yüksek Lisans yapmalı mı?

Yüksek Lisans

Merhabalar;

Uzun aradan sonra yeniden buradayım. Bu arada Yüksek Lisans’dan mezun olup , doktora peşine düştüm. Bir aralık buldum hemen siteme yazayım dedim. Çoğu arkadaşımdan duyduğum bir soru oldu bu süreçte: “Yüksek Lisans yapmalı mı?”, ben de o arkadaşlara deneyimlerimi, gerçekte ne olup bittiğini anlatmaya başladım. Hadi bir kez de burada anlatayım.

Yüksek Lisans aslında Lisans eğitim ile Doktora eğitimi arası bir geçiş süreci… Lisans eğitiminde gerçekten hiç bilmediğimiz konularda yeni şeyler öğrendik. Hepimiz öyle veya böyle iyisi ile kötüsü ile bir meslek sahibi olduk. (Bu işe girdiğimiz anlamına gelmez!) Ardından da alıştığımız şeye (okumaya) devam etsek mi diye sorar olduk. Piyasadaki insanlara baktığımızda işin tam göbeğinde olduklarında da çok şey öğrendiler. Bizim gibi bazı arkadaşlarda yükseğe devam ettik. Lisans eğitiminde bize öğretmedikleri (bilerek ya da bilmeyerek) bazı konular oldu. Bunlar aslında sağlam bilgiye nasıl ulaşılır konusuydu. Hepimiz ya mühendis olduk ya doktor ya avukat ya da her hangi bir şey. Ama sadece bize verilenler ve google.com dan aratıp bulduğumuz bilgilerden yararlanarak geliştirdik kendimizi. Aslında dinamik olarak doğru mesleki bilgileri elde edemedik. Bize verilen bilgiler ya çok temeldi ya da çok eski.

İşte Yüksek Lisans’da bizlere “makale”, “tez”, “patent” ismine ne derseniz deyin orjinal ve yeni çalışmalara erişmeyi, okumayı, incelemeyi ve öğrenmeyi öğrettiler. Gerçekten kendi sektöründe “uzman” olmayı hedefleyen arkadaşlara ben yüksek lisans değil doktora öneriyorum. Ama malesef Yüksek Lisans okumadan da doktora yaptırmıyorlar. Ama ben uzmanlık hedefinde değilim ben sektörde olan olay kadarını öğreneyim derseniz kesinlikle Yüksek Lisans bir vakit kaybı. Yüksek Lisans aslında Lisans eğitiminin 4de 1 bile değildir. Ama Doktora eğitiminin yarısıdır. Varın gelin gerisine siz karar verin.

 

Ahmet YURTSEVEN

Deprem gerçeği ve mühendislik gereksinimi

Deprem

Herkese Merhabalar;

Geçtiğimiz günlerde çok acı bir afet geçirdik. Bu Türkiye’deki herkesin ağzında olan “Deprem Gerçeği” pelesenkini tekrar gündeme getirdi. Baktığımızda 1999 depremi sonrası alınan önlemler ve denetimler kötünün iyisi denebilecek bir kıvamda yeni yapılan yapı stoğu üzerine bazı iyileştirmelere yardımcı oldu.

Fakat nasıl oluyorsa bu tarih öncesinde yapılan yapılara bir türlü dokunulamıyor. Bir mühendis olarak da mevcut sorunlara çözüm olması için fikirler uçuşmaya başladı. Beni buna iten asıl neden tonlarca beton altında kalarak can veren insanlardır. Yapıların güçlendirilmesi ve en ideali olarak yıkılıp yerine yenilerinin yapılması yadsınamaz bir gerçek. Fakat mevcut yapılara bu denli iyileştirmelerde bulunmadan daha hızlı ve düşük maliyetli bir şekilde bu binaların ayakta kalmasını (en azından insanların içinden canlı çıkabileceği kadar) sağlayacak bir mühendislik çözümüne ihtiyacımız var.

Bilmiyorum bu yazıyı kaç kişi okuyacak ama tezimi teslim ettikten sonra bu konu üzerine çalışmayı planlıyorum ve de buna ilgili olan tüm arkadaşları bu çalışma içerisinde bulunmaya davet ediyorum.

Allah bizleri her türlü felaketlerden korusun.

Ahmet YURTSEVEN

 

Devler hep birilerinin üzerine basarak mı büyür?

Geçtiğimiz aylarda Microsoft’un doğuşunun anlatıldığı, bugün de facebook’un kuruluşunu anlatan filmleri izledim. İki filmde de ortak olarak gördüğüm şey kurucular yola çıktıkları arkadaşlarını hep satmışlar.

Girişimci olmak için uğraştığımız şu dönemde bu gibi “BAŞARILI” girişim hikayelerini ve süreçlerini izlemek insana değişik duygular kazandırıyor. En başarılı işleri oluşturmak aslında çok da temiz başlayan serüvenler değillermiş. İster microsoft olsun ister apple ister facebook yola çıkarken yanlarında bulunan arkadaşlıklar para ile birlikte satılmış.

Bir şey anlıyor gibiyim. Arkadaşınla iş yapmamak en güzeli. En azından arkadaş olarak kalmak istediğin insan ile iş yapmamak çok önemli. Arkadaşlık dostluk gibi temiz duygulara para gibi pis birşey bulaştığında o tertemiz duygular yerini kapkara bir tabloya bırakabiliyor.

Ahmet YURTSEVEN